25/07/2026
Bu gece meyhaneye sadece susmak için geldim.
Kimseyle konuşmadan, biraz kendimle kalırım sandım. En kenardaki masaya oturdum. Öyle uzun uzun sofralar kurasım yoktu. Biraz beyaz peynir, bir dilim kavun, bir bardak şalgam… Hepsi bu.
Ne anlatacak hâlim vardı ne de dinleyecek. Şarkılar uzaktan çalsın, ben sadece susayım istedim.
Ama eski usul meyhanelerin bir huyu vardır; insanı yalnız bırakmaz.
Dost gelir. Bazen hiçbir şey sormadan yanına oturur. Gerektiğinde susar, gerektiğinde konuşur. Araya bir kahkaha sıkıştırır, yeni bir lezzet tattırır, tuttuğun takım için seninle tartışır. Derken bir bakmışsın, masaya bir şarkı düşmüş, kadehler kalkmış, yüzüne de uzun zamandır unuttuğun bir tebessüm yerleşmiş.
Çünkü eski usul meyhanede dertler masaya bırakılır, mutluluklar ise kafaya konur.
Sen de bu akşam Müstesna’ya gel… Belki yalnız gelirsin ama biz olarak çıkarsın.