08/11/2025
Yine geldi 10 Kasım ...
Bazı tarihler “takvim” değildir.
Bir milletin bilincinde açılmış, asla kapanmayan pencerelerdir.
Atamızı dünya hayatından göçtüğü gün… aslında bizim yeniden “kimsin?” sorusuyla yüzleştiğimiz gündür.
Çünkü Atatürk, bir isim değil; bir mücadele standardı bıraktı bize. Hepimizin görevli olduğu, hepimizin sorumlu olduğu bir mücadelenin standartlarını belirledi..
Bir ülkede zifiri karanlık varken…
kimsenin görmediğini görebilmek.
Herkes pes etmişken…
“Ben varım” diyebilmek.
Bütün ihtimaller imkânsızken…
ihtimali yeniden inşa edebilmek.
Ve belki de en önemlisi:
Milleti uyandırıp, o milleti kendine inandırabilmek.
🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Bu yüzden 10 Kasım sadece bir yas günü değildir.
Bu gün:
“Ben bu ülkede niye yaşıyorum?” sorusunun,
her bir bireyin kendi vicdanında yeniden cevap aldığı gündür.
Bir büyük ideolojiyi yine yeniden hatırlama ve hatırlatma günüdür..
09:05’te zaman “saygı”ya dönüştüğü için akar.
Atatürk ölmedi, çünkü bilinç ölmez.
Çünkü fikir ölmez.
Akıl ölmez.
Bilim ölmez.
Özgürlük fikri ölmez.
Biz bu topraklarda nefes aldıkça,
onun bıraktığı “aklın devrimi” devam ediyor zaten.
Biz her 10 Kasım'da…
Sadece bir lideri anmıyoruz.
Bir bilinci, bir frekansı, bir seviyeyi hatırlıyoruz.
Ruhu şad olsun.
Nur içinde uyusun.
Onun açtığı yolda, sadece yaşamaya değil; seviyeyi yükseltmeye de sözümüz var.
Atatürk “beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir” dediğinde… bugünleri tarif etti.
Bugün onu, sadece yasla değil… o aklı, o düşünceyi, o sistem ve vizyonu yaşatarak anmak gerekir.
Okulların ara tatilde oluşu, çocuklarımızla birlikte "Atamızı anmak"tan alıkoyamaz.
AKLIMIZI BAŞIMIZA ALIP, KİM OLDUGUMUZU HATİRLAMA VE HATİRLATMA ZAMANİDİR 10 KASIM..
..
🇹🇷🇹🇷🇹🇷